Sır Perdesi Aralanıyor: Big Bang’in Tarihsel Gelişimi

Aklın Kavrayamacağı Bir Olay BIG BANG

Edwin Hubble’ın 1920’li yıllarda teleskobuyla tesadüfen keşfettiği evrenin genişlediği gerçeği aslında bizi Astronomi veya yeni ve popüler evrilmiş haliyle Kozmoloji tarihinin şüphesiz en büyük keşfine götürecektir. Evrenin başlangıcına veya artık bilimsel literatürde bile yerini alan Creation(Yaratılma)anına..

Genişleyen evren modeli bilinen yanlış evren modelimizi yıkmakla kalmadı çok önemli bir teorinin de kaynağı oldu: Big Bang…

Evrenin genişleyerek büyüdüğü ispatlandıktan sonra şu önemli soru akıllara takıldı madem evren genişleyerek daha da büyüyor o zaman bu genişlemeyi zamanda geri alsak bir başlangıç anına ulaşabilir miyiz ?

Cevap ne oldu; Tabi ki evet…

big-bang-teörisi

Bir Mucize: Big Bang

1940’lı yıllarda evrenin bir başlangıcının olduğu fikrine birçok bilim adamı karşı çıktı ve yine kıyametler koptu Big Bang sadece evrenin yoktan var edildiğini açıklamakla kalmıyor evrenin sonsuzdan beri var olduğunu zannedenlere de çok büyük bir darbe vuruyordu o dönemde bu teoriye karşı çıkan Astronom Fred Hoyle bana bu uyduruk teoriyi ispatlayın diyerek bu teoriyle dalga geçmişti ama onun bu alayı insanları daha çok araştırmaya iterek Big Bang’in delillerinin bulunmasına yol açmıştır.

Kozmik Fon Radyasyonu

Astronom Hoyle’un haklı olarak söylediği gibi eğer gerçekten böyle bir patlama olduysa kesinlikle bunun kalıntılarının olması gerekirdi. Bu kalıntıları bulmakta 1965 yılında bir telefon şirketinde çalışan Arno Penzias ve Robert Wilson adlı iki Elektrik-Elektronik mühendisine nasip oldu. Bu iki mühendis büyük bir iletişim anteni üzerinde çalışırlarken antenden  ilginç bir şekilde gürültü gelmeye başlamıştı ve çalışırlarken bu sesi duymaya dayanamıyorlardı sesi yok etmek için bütün elektronik aletleri söküp taktılar, bütün uyduları temizlediler hatta Anten üzerine pisleyen kuşun pisliğini bile temizlediler ama sesin kaynağını bulamadılar.

big-bang-teörisi-2

Bu arada aynı tarihte Princeton Üniversite’sinde Robert Dicke yönetimindeki bir ekipte Fred Hoyle’un dalga geçtiği Big Bang’den arta kalan fosili aramaktaydı. Yani Bing Bang’den geriye kalan kozmik fon ışınımı veya Big Bang’in fosili ve aradıklarıda tam olarak iki mühendisin yok etmeye çalıştıkları sinyaldi. İki mühendis buldukları şeyin herhalde normal olamayacağına kanaat getirmiş olmalılar ki bunu bir rapor haline getirip bilimsel bir makale olarak yayınladılar. Tabi ki Robert Dicke iki genç mühendisin ne bulduğunu hemen anladı ve bu sinyal Kozmik Fon Işınımı adını aldı ama insanlar buna şüpheyle baktığından bunun anlaşılması biraz geç sürdü ve bu iki genç mühendis makalelerini yayınladıktan tam 13 yıl sonra Fizik Nobel ödülünü aldılar.

PenziasWilson

Kozmik fon radyasyonu ne anlama geliyor? Şüphesiz ıssız bir adaya gitsek ve bir ateşin küllerini görsek herhalde hiçbirimizin  burada bir ateşin yandığından şüphemiz olmaz bu iki genç mühendisinden yanlışlıkla bulduğu Big Bang’in fosili veya külleridir. Kozmik Fon radyasyonu ilerleyen zamanlarda daha hassas cihazlarla ölçülmüş ve bu sıcaklık değerinin 2.7 Kelvin olduğu ve evrenin bütün her yerinde eşit olduğu belirlenmiştir.Tabi Big Bang’in  gözlem ve ölçümlere ve hiçbir itiraza yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkan delillerine rağmen bu olay bir kısım bilimcileri rahatsız etmiş olacak ki buna hemen inanmak istemediler ve 1989 yılında NASA tarafından uzaya COBE adlı bir uydu gönderildi.

Bu gelişmiş uyduya yerleştirilen hassas tarayıcılar, yalnızca sekiz dakika süren bir hesaplama ile evrenin kesinlikle, başlangıcındaki büyük patlamanın yani BIG BANG’in sıcak, yoğun konumunun kalıntılarını gösterdiğini kanıtladı ve Big Bang’in varlığı bazıları ne kadar kabul etmek istemese de bir kez daha kanıtlandı. Ama hala bu teoriye karşı çıkılması üzerine 2006 yılında uzaya WMAP adında bir uydu daha gönderildi ama sonuç değişmedi WMAP yalnızca  COBE uydusundaki verileri desteklemekle kalmıyor elde ettiği gözlemlerle evrenimizin yaşının da ortaya çıkmasını sağladı. WMAP’in elde ettiği görüntüler ve yapılan hesaplamalar evrenimizin yaşının 13.7 Milyar olduğunu gösteriyor.

WMAP’in görüntülerinden elde edilen en büyük ikinci bulgu ise Karanlık madde(Dark matter) ve Karanlık enerji(Dark energy)

Wmap uydusu

WMAP’den elde edilen bulgular gözümüzle görebildiğimiz maddenin evrenin sadece %5’ini oluşturduğu yönünde geriye kalan %95lik kısım ise evrende adını şimdilik karanlık madde ve enerji adı verilen ve gözle görülmeyen bir maddeden oluştuğu düşünülmektedir. Karanlık madde ve enerjinin ne olduğu ve neden bu kadar önemli olduğuna sonraki yazılarımız da değineceğiz…

Şüphesiz Big Bang bilimin şimdilik en büyük zaferi olmakla birlikte geriye hala cevaplanacak bir sürü soru bırakmıştır:

13.7 Milyar yıl önce zaman, madde, her şey küçücük mini minnacık bir noktadan yaratılıp genişleyerek devam ediyorsa Big Bang’den önce ne vardı? Bu arada genişleyen ne? Genişlemenin olması için farklı bir ortamın oluşması gerekir evrenin içinde genişlediği ortam ne? Genişlemenin sürekli artması ne anlama geliyor?

Bu gibi soruların cevabını Kozmolog ve astrofizikçilere bıraka dururken sonraki yazımızda ise 13.7 Milyar yıl geriye gidip başlangıç anına her şeyin başladığı t=0 anına gidip işin matematiğine girip ve o denklemlerden çıkan şaşırtıcı inanılması güç ve gerçekten de insan aklının alamayacağı ve insanı beynini aciz bırakan o  verileri inceleyeceğiz!

1900’lü yılların ortalarında hubble’ın teleskopuyla keşfettiği evrenin genişlemesi gerçeğine bundan 1400 yıl önce hiçbir bilimsel çalışmanın olmadığı ve teleskop başta olmak üzere hiçbir gözlem aletinin icat edilmediği dönemde indirilen kutsal kitabımız bu gerçeğe şöyle işaret etmektedir:

“Evreni şüphesiz biz yarattık ve onu genişletende biziz(Zariyat :47)”

İsmail Cantürk

İsmail Cantürk

Gazi Üniversitesi Makine &Elektrik-Elektronik mühendisliği mezunuyum ve Tübitak Sage 'de Araştırmacı olarak çalışmaktayım. Bilim, teknoloji ve kişisel gelişim alanlarında yazılar yazmaktayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir